Köse Hukuk Bürosu’nun faaliyet gösterdiği alanlardan biri tapu ve taşınmaz hukukudur; tapu sicilinden doğan uyuşmazlıklar, paylı mülkiyet, miras yoluyla intikal ve kat karşılığı inşaat sözleşmeleri bu alanın içindedir. Bu sayfa, Fethiye ve Muğla’da taşınmaz alan, satan ya da tapu kaydında bir sorunla karşılaşan kişilerin sorularını bir arada yanıtlıyor: devir öncesinde neyin incelendiğini, hangi işin tapu müdürlüğünde hangisinin mahkemede çözüldüğünü ve bölgeye özgü kısıtların nereden kaynaklandığını.
Aşağıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; her taşınmazın tapu kaydı, imar durumu ve geçmişi kendine özgüdür. Mevzuata atıf yapılan bölümler tarih damgası taşır; hüküm değiştiğinde ilgili bölüm yeniden düzenlenir ve tarih güncellenir.
Bu sayfa kimin için hazırlandı?
Tapu ve taşınmaz konusunda sık sorulan sorular birkaç tipik durumda toplanıyor. Bu beş durumun ortak noktası, sorunun çoğu zaman kaydın kendisinde değil, arkasındaki idari ve fiilî durumda bulunmasıdır.
- Satın alma öncesindesiniz. Sözleşme imzalamadan önce tapu kaydının, şerhlerin ve imar durumunun incelenmesini istiyorsunuz.
- Tapunuz iptal edildi ya da hakkınızda dava açıldı. Kadastro, orman sınırlandırması veya kıyı kenar çizgisi kaynaklı bir işlemle karşılaştınız.
- Hisseli bir taşınmazınız var. Paydaşlar arasında kullanım ya da satış konusunda anlaşma sağlanamıyor.
- Miras yoluyla taşınmaz intikal etti. Tescilin nasıl yapılacağını ve paylaşmanın hangi yolla sonuçlanacağını merak ediyorsunuz.
- Yurt dışındasınız. İşlemi vekâletname ile yürütmek istiyorsunuz.
Tapu ve taşınmaz hukukunda hangi konularda çalışıyoruz?
Aşağıdaki başlıklar büronun taşınmaz hukuku alanındaki çalışma konularını gösterir; sıralama öncelik anlamına gelmez.
Tapu iptali ve tescil
Yolsuz tescil, muris muvazaası, vekâletin kötüye kullanılması, kadastro tespitine itiraz ve inanç sözleşmesine dayanan talepler.
Ortaklığın giderilmesi
Paylaşmanın aynen veya satış yoluyla sonuçlandırılması; muhdesatın aidiyetinin tespiti. Ayrıntı için hisseli taşınmazlarda paylaşım ve ortaklığın giderilmesi süreci.
Önalım (şufa)
Paydaşın payını üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşların dava yoluyla kullanabildiği hak ve süreler.
Taşınmaz satış vaadi
Noterde düzenlenen sözleşmenin tapu kütüğüne şerhi ve şerhin üçüncü kişilere etkisi.
Miras yoluyla intikal ve paylaşma
Mirasçılık belgesi, intikal tescili ve tereke paylaşımı.
Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri
Sözleşmenin kurulması, geçersizlik ve fesih sonuçları, arsa payı devri; ayrıntı için sözleşmenin feshinde tapu kaydının durumu.
Koruma ve kısıt rejimleri
Sit alanı, kıyı kenar çizgisi ve orman kadastrosu kaynaklı kısıtların tapu kaydına ve devir işlemine etkisi.
Yabancıların taşınmaz edinimi
Askerî yasak bölge sorgusu, vekâletname ile uzaktan yürütülen işlemler ve devir sonrası tescil.
Bu başlıklar aynı kayıt üzerinde kesişebilir. Miras yoluyla gelen hisseli bir arsa aynı anda hem intikal, hem ortaklığın giderilmesi, hem de imar durumu sorusu doğurur; bu nedenle inceleme tek bir işlemle değil, kaydın bütünüyle başlar. Bütünün pratik özeti için satın alma öncesi tapu kontrol listesi.
Konuların bir kısmı mahkemeye gitmeden çözülür. Kayıttaki maddi hata, isim ve soyadı yanlışlığı ya da yüzölçümü uyuşmazlığı gibi durumlar öncelikle tapu müdürlüğüne yapılacak idari başvuruyla ele alınır; mülkiyetin kime ait olduğu tartışmalı hâle geldiğinde ise yol dava yoludur. Hangi işin hangi kapıdan geçtiğini baştan ayırmak, izlenecek usulü ve gereken belgeleri belirler.
Aşağıdaki kanallardan büroya ulaşabilirsiniz.
Tapu devrinde avukatla temsil zorunlu mu?
29 Eylül 2026 itibarıyla Türk hukukunda, taşınmazın tapu müdürlüğünde devri sırasında tarafların avukatla temsil edilmesini zorunlu kılan yürürlükte bir hüküm bulunmamaktadır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun zorunlu avukatlık hâlleri tapu devir işlemlerini kapsamamakta; 2644 sayılı Tapu Kanunu ve Tapu Sicili Tüzüğü ise işlemin vekil aracılığıyla yapılması hâlinde vekilin avukat olmasını aramamaktadır. Noterden düzenlenmiş vekâletname ile herkes vekil sıfatıyla işlem yapabilir.
Peki kamuoyundaki “tapuda avukat zorunluluğu” algısı nereden geliyor? Kaynağı, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 3 Mart 2026 tarihli açıklamasıdır. Bakan, tapuda belirli bir tutarı geçen işlemlerde avukatla temsil zorunluluğu getirmeyi istediklerini, bunu Meclis’in de aynı yönde irade göstermesi şartına bağlayarak ifade etmiştir. Bu, bir yasa önerisi aşamasıdır.
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen düzenleme ise 7589 sayılı Kanun olarak yasalaşmış ve 31 Temmuz 2026 tarihli 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anılan Kanun on üç kanunda değişiklik yapmış; bu on üç kanun arasında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve 2644 sayılı Tapu Kanunu yer almamıştır. Düzenleme nihai metne girmemiştir.
Sık karıştırılan bir konuyu da ayırmak gerekir: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.35 uyarınca belirli anonim şirketlerin ve yapı kooperatiflerinin sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü vardır. Bu, tapu masasındaki devir işlemiyle ilgili değildir ve gerçek kişilerin alım satımını kapsamaz.
Bu bölüm 29.09.2026 tarihinde güncellenmiştir. Yasama sürecinde bir değişiklik olduğunda bölüm yeniden düzenlenecektir.
Tapu devri öncesinde neler kontrol edilir?
Devir öncesi inceleme, işlem tamamlandıktan sonra çıkabilecek uyuşmazlıkların büyük kısmını önceden görünür kılar. Aşağıdakiler, kütük ve idare kayıtları üzerinden bakılan asgari başlıklardır.
- Malik ve hisse durumu. Kütükteki malik ile satıcının aynı kişi olup olmadığı, pay oranları ve diğer paydaşların önalım hakkı.
- Şerhler, beyanlar ve irtifaklar. Haciz, ipotek, aile konutu şerhi, satış vaadi şerhi, kira şerhi, geçit ve kaynak irtifakları. Ayrıntı için tapu kaydındaki şerh ve beyanların incelenmesi.
- İmar durumu ve yapı kullanma izni. Parselin imar planındaki fonksiyonu, yapılaşma koşulları, iskân belgesi ve kat mülkiyetine geçilip geçilmediği.
- Kadastral sınır ve aplikasyon. Zeminde kullanılan alan ile kütükteki sınırların örtüşüp örtüşmediği; taşkın yapı ihtimali. Kırsal parsellerde ölçü ile fiilî kullanım farkı yaygın bir uyuşmazlık kaynağıdır.
- Koruma ve kısıt statüleri. Sit alanı, kıyı kenar çizgisi, orman sınırı ve özel statülü alan kayıtları.
- Riskli yapı kaydı. Yapı hakkında riskli yapı tespiti bulunup bulunmadığı ve sürecin hangi aşamada olduğu.
- Beyan edilen devir bedeli. Tapuda gösterilen bedelin gerçek devir bedelini yansıtması hem vergisel hem de ispat bakımından sonuç doğurur; ayrıntı için tapuda beyan edilen bedel ile gerçek devir bedeli arasındaki fark.
Son kalem 2026’da ayrıca önem kazandı. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na 7566 sayılı Kanun (Resmî Gazete 19.12.2025, sayı 33112) ile eklenen geçici madde 23 uyarınca, 2026 yılı bina ve arazi vergi değerleri 2025 değerinin iki kat fazlasını, yani toplamda üç katını geçemez. Bu tavan, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı 4 sayılı tarifeye göre alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı binde 20 alınan tapu harcının asgari matrahını sınırlar. Oran değişmemiştir; değişen, matrahın alt sınırıdır.
Bu kalemlerin bir kısmı tapu kütüğünden, bir kısmı belediye ve kadastro kayıtlarından, bir kısmı da koruma kuruluna ait belgelerden okunur. Tapu kaydı ve üzerindeki takyidatlar herkese açık değildir; kaydı malik, malikin yetkilendirdiği vekil ya da hukuki yararını belgeleyen kişi görebilir. Uygulamada alıcı, satıcının Web Tapu üzerinden vereceği yetkiyle kaydı inceler. Satıcının buna izin vermemesi tek başına bir sonuç doğurmaz, ancak dikkatle karşılanması gereken bir işarettir. Devir sırasında izlenen adımlar için tapu devri işlemlerinin adım adım işleyişi.
Ödemenin ne zaman ve nasıl yapılacağı da önceden yazılı hâle getirilir. Devir ile ödeme aynı anda gerçekleşmiyorsa tarafların hangi güvenceye dayandığı sözleşmede yer almalıdır. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün Tapuda Güvenli Ödeme Sistemi bu amaçla kullanılabilen bir yoldur; sistemin kapsamı mevzuatta değişebildiğinden işlem tarihindeki durum ayrıca kontrol edilmelidir.
Son olarak, 22 Mayıs 2026’da yürürlüğe giren 7579 sayılı Kanun (Resmî Gazete 22.05.2026, sayı 33261) ile 2644 sayılı Tapu Kanunu’na Ek Madde 4 eklenmiştir: konut finansmanı ve sermaye piyasası mevzuatı gereğince düzenlenen değerleme raporları, bu raporları düzenletten banka ve finans kuruluşlarınca, düzenlendiği tarihte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne elektronik ortamda ve bedelsiz gönderilir. Bu bir veri aktarım yükümlülüğüdür; taşınmaz alan ya da satan kişiye yeni bir belge veya başvuru yükü getirmez.
Fethiye ve Muğla’da hangi sorunlarla sık karşılaşılıyor?
Fethiye ve çevresindeki taşınmazlar, ülke genelinde her yerde karşılaşılmayan bir kısıt yoğunluğuna sahiptir: kıyı şeridi, koruma alanları, orman sınırları ve turizm amaçlı planlar aynı parselde üst üste binebilir.
Kıyı kenar çizgisi taşınmazı nasıl etkiler?
3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve özel mülkiyete konu olamaz. Kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığı belirlenen alanlar, tapuda kayıtlı görünse dahi tapu iptaline konu olabilir. Sahil şeridine yakın parsellerde kütük kaydının yanı sıra idaredeki kıyı kenar çizgisi paftası da incelenir.
Sit alanında yapılaşma neden ayrı bir usule tabidir?
Koruma amaçlı imar planları parsel bazında yapılaşmayı sınırlayabilir; birinci derece arkeolojik ve doğal sit alanlarında kesin yapı yasağı uygulanabilir. Kapsam dereceye ve plan hükümlerine göre değişir: komşu iki parselden biri inşaata kapalı olabilirken diğeri sınırlı yapılaşmaya açık olabilir. En sık yaşanan yanılgı, koruma statüsünün tapu kütüğünde her zaman görünür olduğunun varsayılmasıdır; statü çoğu kez plan ve kurul kararlarından okunur. Ayrıntı için sit alanlarında yapılaşma kısıtlarının kapsamı.
Orman kadastrosu nedeniyle iptal edilen tapular için hangi süre işliyor?
7584 sayılı Kanun (Kabul: 11.06.2026; Resmî Gazete 20.06.2026, sayı 33286) m.14 ile 6831 sayılı Orman Kanunu’na Ek Madde 22 eklenmiştir. Kesinleşen mahkeme kararıyla tapusu iptal edilerek veya rızaen terk edilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, 20.06.2028 tarihine kadar önceki malikleri ya da halefleri tarafından idareye başvurulması hâlinde iade edilebilir. Daha önce bedel ödenmişse toplam ödemenin Hazine’ye geri ödenmesi gerekir ve bu tutar taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.
Kapsam sınırlıdır; başta şunlar olmak üzere bir dizi taşınmazda uygulanmaz:
- 2634 sayılı Kanun kapsamında ilan edilmiş kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri ve turizm alanları
- zeytinlik sahaları
- mera vasıflı taşınmazlar
- yanan orman sahaları ve özel statülü orman alanları
Fethiye’de turizm alanı istisnası çoğu parselde sonucu belirleyebildiğinden, her taşınmazın kapsam içinde olup olmadığı ayrıca incelenmelidir. Madde, bölgedeki herkesin tapusunu geri alabileceği anlamına gelmez.
Hisseli turizm ve yazlık arsalarında ne oluyor?
Bölgede pay satışı yoluyla edinilmiş, çok paydaşlı arsalar yaygındır. Paydaş sayısı arttıkça hem satış hem kullanım kararları zorlaşır; ortaklığın giderilmesi talepleri çoğunlukla buradan doğar.
Kat karşılığı inşaatta arsa sahibi ile üçüncü kişiler neden karşı karşıya geliyor?
Arsa payının yükleniciye devredildiği modelde, yüklenicinin edimini yerine getirmemesi hâlinde arsa sahibinin hakları ile üçüncü kişilerin tapuya güvenerek kazandığı haklar çatışır. Teslim tarihi, hangi payın ne zaman devredileceği ve yüklenicinin devraldığı payları üçüncü kişilere satıp satamayacağı sözleşmenin belirleyici maddeleridir. Bu maddeler eksik bırakıldığında, yıllar sonra açılacak davanın konusu çoğunlukla yazılmamış olan şeydir.
Tapusuz taşınmazlarda muris muvazaası ileri sürülebilir mi?
Muris muvazaası, yani miras bırakanın mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı görünürdeki satış iddiası, Yargıtay’ın 1.4.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yalnızca tapu sicilinde kayıtlı taşınmazlarda ileri sürülebilir. Tapusuz taşınmazlarda bu iddia dinlenmez; koşulları varsa yalnızca tenkis yoluna gidilebilir. Kadastro dışı ve zilyetliğe dayalı taşınmazların bulunduğu Fethiye kırsalında bu ayrım pratik sonuç doğurur.
Yabancı alıcıda askerî yasak bölge sorgusu ne anlama geliyor?
Yabancı gerçek kişilerin taşınmaz edinimi, askerî yasak ve güvenlik bölgeleri bakımından yapılan sorguya tabidir; sorgu olumsuz sonuçlanırsa devir gerçekleşmez. Ayrıca kişi ve ilçe bazında edinim sınırlamaları ile ayrı bir değerleme ve tutar tespiti uygulaması bulunur. Her biri farklı usule tabi olduğundan, devir öncesinde parsel bazında sorgulanması gerekir.
Taşınmazın bulunduğu bölgeye göre izlenecek usul değişebilir.
Süreç nasıl ilerler?
Taşınmaz dosyalarında izlenen yol, işin türüne göre değişmekle birlikte dört ana aşamada ilerler.
- Görüşme ve belge toplama. Ada-parsel bilgisi, tapu kayıt örneği, varsa sözleşmeler, ödeme belgeleri ve yazışmalar bir araya getirilir; uyuşmazlığın hangi hukuki temele oturduğu bu aşamada belirlenir.
- Kayıt ve kısıt incelemesi. Şerh, beyan ve irtifaklar, imar durumu, koruma statüleri ve varsa derdest dava kayıtları incelenir; sorunun kaynağı çoğunlukla bu aşamada görünür hâle gelir.
- Yazılı değerlendirme. Seçenekler, her birinin hukuki sonuçları ve izlenebilecek yollar yazılı olarak paylaşılır; dava dışı çözüm yolları da burada değerlendirilir.
- İşlem ya da dava. Tercih edilen yola göre idari başvuru, sözleşme, arabuluculuk veya dava yoluna gidilir.
Sürecin ne kadar zaman alacağı; mahkemenin iş yüküne, bilirkişi incelemesinin kapsamına ve keşif takvimine bağlıdır. Bu nedenle baştan bir süre taahhüdü verilmez; önceden bilinebilir olan, hangi aşamada ne yapılacağıdır.
Hangi mahkeme görevlidir, hangi davalar arabuluculuğa tabidir?
Yetkili mahkeme. Taşınmazın aynına ilişkin davalar taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür ve bu yetki kesindir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.12; Resmî Gazete 04.02.2011, sayı 27836). Fethiye’deki bir taşınmaz için tarafların yerleşim yeri nerede olursa olsun yetkili mahkeme Fethiye’dedir.
Görevli mahkeme. Görev, talebin türüne göre değişir. Tapu iptali ve tescil, önalım ve satış vaadine dayalı tescil taleplerinde asliye hukuk mahkemesi; ortaklığın giderilmesi ile mirasçılık belgesi taleplerinde sulh hukuk mahkemesi görevlidir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2 ve m.4).
Zamanaşımı. Mülkiyet hakkı mutlak bir haktır ve kural olarak zamanaşımına uğramaz. Buna karşılık kazandırıcı zamanaşımıyla mülkiyet kazanımı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (Resmî Gazete 08.12.2001, sayı 24607) m.712 hükmünde tapulu taşınmazlar için on yıl, m.713 hükmünde tapusuz taşınmazlar için yirmi yıl olarak düzenlenmiştir. Her iki hâlde de sürenin yanı sıra ayrıca aranan koşullar vardır.
Dava şartı arabuluculuk. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B, 7445 sayılı Kanun m.37 ile eklenmiş (Resmî Gazete 05.04.2023, sayı 32154) ve 01.09.2023’te yürürlüğe girmiştir. Kapsam dört bentle sınırlıdır: kira ilişkisinden kaynaklananlar (ilamsız icra yoluyla tahliye hariç), taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklananlar ve komşu hakkından doğanlar. Tapu iptali ve tescil davası bu sayımda yer almaz; sebebi ayni hakların arabuluculuğa elverişsizliği değil, sayımın sınırlı olmasıdır. Bu talep ortaklığın giderilmesiyle birlikte ileri sürüldüğünde uygulama asli talebe göre değerlendirme yaptığından, baştan kesin bir sonuç söylenemez.
Asgari belgeler. Bu tür dosyalarda genellikle şunlar aranır: tapu kayıt örneği ve ada-parsel bilgisi, kimlik, mirasa dayalı taleplerde mirasçılık belgesi, varsa sözleşme ve ekleri, ödeme belgeleri, yazışma ve ihtarnameler ile vekâletname.
Tapu kaydı ve ilgili belgeler üzerinden yol haritası çıkarılır.
Sık sorulan sorular
Tapu devrinde avukatla temsil zorunlu mu?
Hayır. 29 Eylül 2026 itibarıyla tapu devir işlemlerinde avukatla temsili zorunlu kılan yürürlükte bir hüküm bulunmamaktadır. Adalet Bakanı’nın 3 Mart 2026 tarihli açıklamasıyla dile getirilen düzenleme, 7589 sayılı Kanun’un (Resmî Gazete 31.07.2026, sayı 33326) değiştirdiği on üç kanun arasına girmemiştir; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve 2644 sayılı Tapu Kanunu o sayımda yoktur.
Alıcı ile satıcı aynı avukatla çalışabilir mi?
Hayır. Aralarında menfaat çatışması bulunan alıcı ve satıcıya aynı avukat hukuki yardımda bulunamaz; bu yasak avukatın ortaklarını ve aynı büroda çalışan avukatları da kapsar. Avukat, aynı işte daha önce karşı tarafa vekillik etmiş veya mütalaa vermiş ise de işi reddetmek zorundadır. (Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları m.36 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.38/b)
Tapu iptali ve tescil davası kime karşı açılır?
Dava, kütükte malik olarak görünen kişiye karşı açılır. Taşınmaz el değiştirmişse veya üzerinde sınırlı ayni hak kurulmuşsa bu kişilerin de davaya dâhil edilmesi gündeme gelir. Elbirliği mülkiyetinde kural mirasçıların birlikte hareket etmesidir; terekeye kazandırıcı taleplerde mirasçılardan birinin tek başına dava açabildiği hâller vardır. Dava açıldığının kütüğe şerh edilmesi talep edilebilir; bu şerh, üçüncü kişilerin sonradan iyiniyet iddiasında bulunmasını güçleştirir. Davanın kime yöneltileceği tapu kaydının geçmişe dönük dökümü okunmadan belirlenemez; yanlış kişiye yöneltilen dava husumet yokluğu nedeniyle reddedilir.
Yurt dışındayım, tapu işlemini vekâletname ile yaptırabilir miyim?
Evet. Tapu işlemlerinde aranan vekâletname düzenleme şeklinde ve fotoğraflıdır; Türkiye’deki noterlerden ya da yurt dışında Türk konsolosluklarından alınabilir. Yabancı makamlarca düzenlenen belgelerde apostil şerhi ve yeminli tercüme aranır. Kapsam burada belirleyicidir: satış, bedel tahsili, ipotek tesisi gibi yetkiler ayrı ayrı yazılmalı, verilmek istenmeyenler kapsam dışında bırakılmalıdır. Vekâletin kötüye kullanılması, tapu iptali davalarının sık görülen sebeplerindendir.
Miras yoluyla intikal için ne gerekir?
Önce mirasçılık belgesi alınır; bu belge noterden veya sulh hukuk mahkemesinden temin edilebilir. Belgeyle birlikte tapu müdürlüğünde intikal tescili yapılır ve taşınmaz mirasçılar adına elbirliği mülkiyeti olarak kaydedilir. Paylaşma için ya paylaşma sözleşmesi yapılır ya da ortaklığın giderilmesi yoluna gidilir. İntikal yapılmadan taşınmaz üzerinde satış gibi işlemler yapılamaz. Vasiyetnameye dayanan intikallerde önce vasiyetnamenin açılması ve tenfizi süreci işler; ayrıntı için vasiyetnameye dayalı intikalde tapu işlemleri ve miras yoluyla intikalde tapu işlemlerinin sırası.
Hisseli taşınmazda paydaşlardan biri satışı engelleyebilir mi?
Bir paydaş kendi payını diğer paydaşların iznine ihtiyaç duymadan satabilir; ancak bu satış diğer paydaşlara önalım hakkı doğurur ve bu hak süresi içinde dava yoluyla kullanılır. Taşınmazın tamamının satışı ise paydaşların birlikte hareket etmesini gerektirir; anlaşma sağlanamadığında ortaklığın giderilmesi davasıyla taşınmaz aynen bölünerek ya da satılarak paylaştırılır.
Kat karşılığı sözleşme feshedilirse üçüncü kişilerin aldığı bağımsız bölümler ne olur?
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 16.05.2025 tarihli, E.2024/1, K.2025/2 sayılı kararı (Resmî Gazete 18.07.2025, sayı 32959) ile yerleşik uygulama değişmiştir. Arsa payı yükleniciye devredilip yüklenici de payı veya bağımsız bölümü üçüncü kişilere sattıktan sonra sözleşme geriye etkili olarak feshedilirse, üçüncü kişilerin tapu siciline güvenerek iyiniyetle ayni hak edindikleri yönündeki iddiaları artık dinlenir. Koruma mutlak değildir: iyiniyetli olmadığı anlaşılan üçüncü kişi bakımından taşınmaz arsa sahibine dönebilir. Ayrıntı için yüklenicinin borcu nedeniyle kurulan ipoteğin arsa sahibine etkisi.
Avukatlık ücreti nasıl belirlenir?
Avukatlık ücreti, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi çerçevesinde, işin kapsamına göre yazılı avukatlık sözleşmesiyle belirlenir. Kanun gereği Tarifenin altında ücret kararlaştırılamaz. Tarife, sözleşmesel ücretin yalnızca asgari değerinin hesaplanmasında dikkate alınır.
İletişim
Köse Hukuk Bürosu · Av. Şükrü Köse · Muğla Barosu
- Adres
- Akarca Mah. Şehit Nihat Oran Cad. No: 8 İç Kapı No: 4, 48300 Fethiye / Muğla
- Telefon
- 0538 317 68 48
- 0538 317 68 48
- E-posta
- [email protected]
- Çalışma saatleri
- Hafta içi 09.00 – 18.00
Yasal uyarı
- Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir.
- Her olay kendi koşulları ve belgeleri içinde değerlendirilir; buradaki açıklamalar somut bir uyuşmazlığa doğrudan uygulanamaz.
- Bu sayfa üzerinden kurulan iletişim vekâlet ilişkisi doğurmaz; vekâlet ilişkisi yazılı avukatlık sözleşmesiyle kurulur.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlık hizmetleri ücrete tabidir.